A (Tv) Series of Unfortunate Events

#FEMINIST = #HUMANIST WE ALL ARE EQUAL!

Anne ve babalarını talihsiz ve gizemli bir yangında kaybeden üç kardeş Violet, Klaus ve Sunny (Baudelaireler), peşlerini bırakmayan ve ebeveynlerinden kalan servetlerinde gözü olan Kont Olaf yüzünden talihsiz olaylar yaşarken bir yandan da ebeveynleri hakkında sırları keşfedecekler. —Tam film sitesi tanımı yaptım be, yaşasın klişelik!

ENGLISH VERSION IS DOWN BELOW

Continue reading “A (Tv) Series of Unfortunate Events”

Advertisements

Movie Time: Beastly

İlk film yazımı okumak isterseniz buraya tıklayın

If you wanna check the first movie post out, click here.

       IMDb puanını umursamadan izlediğim -şey, yalan söylemeyeceğim izlememin bir diğer sebebi Mary Kate Olsen’ın da kadroda oluşuydu- ve gerçekten bayıldığım bir filmden bahsedeceğim bugün, “Beastly/Sevimsiz”den yani. “Beastly”i izledikten sonra tüm peri masallarının en mantıklısının, en anlamlısının ve en güzelinin “Güzel ve Çirkin” olduğunu anlamış oldum. Diğerleri daha çok masalımsı şeylere kurulu ama “Güzel ve Çirkin” biraz daha günümüze ve insanlara uygun bir şey, biliyorum onda da büyü var tabii ama… Neyse ben girişi çok uzatmayayım, iyi okumalar!

I’m going to talk about a movie which I didn’t care its IMDb rating -okay well, I’m not gonna lie the other reason why I watched it because Mary Kate Olsen was in the cast- that I really loved,”Beastly”. After I watched “Beastly” I realized that “Beauty And The Beast” is the most rational, most meaningful ve most beautiful fairy tale. Other ones are much more based on tale-ish things but “Beauty And The Beast” is more suitable for modern time and for people, I know there is magic in that too but… Anyways lemme keep the intro short, enjoy!

Continue reading “Movie Time: Beastly”

Movie Time: Pitch Perfect 1&2

Fashion, fashion, fashion, fashi, fas, f… OKAY ENOUGH. It’s time for a little bit fun! I’m here again with 2nd advice of my BFF, Nurçin! She wanted something about movies I have loved/watched and either do I. So I wanna fill my categories with different stuff and from now on, in this post, I’m going to share two of my fave movies with you. A little bit of romance, absolute comedy, fun and musical stuff! I mean mix of acapella and teen life, yes acapitches (you can understand what I am saying if you already watched of will watch, it’s a cute joke please don’t take it serious :D) we are going to talk about Pitch Perfect 1&2!

Moda, moda, moda, mod, mo, m… TAMAM YETER. Biraz eğlence zamanı! Çok yakın arkadaşım Nurçin‘in 2. önerisiyle buradayım yine! İzlediğim/sevdiğim filmlerle ilgili bir şeyler istiyordu ve ben de istiyorum tabii ki. O yüzden kategorilerimi farklı bir şeylerle doldurmak istiyorum ve şu andan itibaren bu yazıda favori filmlerimden iki tanesini sizlerle paylaşacağım. Biraz romantizm, mutlak komedi, eğlence ve müzikal şeyler! Demek istediğim acapella ve genç yaşam karışımı, evet acapitchler (ne demek istediğimi izleyince ya da çoktan izlediyseniz anlayabilirsiniz, bu şirin bi şaka lütfen ciddiye almayın :D) Pitch Perfect 1&2 hakkında konuşacağız! Bu arada bizim akıllı film adı çevirmenlerimizin “Mükemmel Saha” demeleri… Doğrusu bence ya “Mükemmel Nota” ya da “Mükemmel Tiz” olmalıydı, top oyunlarının “saha” kavramı filmle ne alaka?? Ama durun şimdi gördüm de, şükür 2. sinde “Uyum” demek akıllarına gelmiş, ilk filmi izlememiş miydiniz sayın ad çevirmenleri, merhabaa?? Neyse ..

Continue reading “Movie Time: Pitch Perfect 1&2”