A (Tv) Series of Unfortunate Events

#FEMINIST = #HUMANIST WE ALL ARE EQUAL!

Anne ve babalarını talihsiz ve gizemli bir yangında kaybeden üç kardeş Violet, Klaus ve Sunny (Baudelaireler), peşlerini bırakmayan ve ebeveynlerinden kalan servetlerinde gözü olan Kont Olaf yüzünden talihsiz olaylar yaşarken bir yandan da ebeveynleri hakkında sırları keşfedecekler. —Tam film sitesi tanımı yaptım be, yaşasın klişelik!

ENGLISH VERSION IS DOWN BELOW

Continue reading “A (Tv) Series of Unfortunate Events”

Wishful Thinking

Son zamanlarda zaten bir dilek listesi yazısı yazmıştım ama o yazımda bulunan ürünlerden sadece küpeleri ve şarj kablosunu aldım. Onlar hariç ya bulamadıklarım ya da vazgeçtiklerim oldu. Bu seferki listemde ise kendi sınırımı aştığım şeyler var (LV çanta ve içine sığamayacağım ama çok beğendiğim pantolon gibi). Aynı zamanda ihtiyacım olmayan veya bende de olanlar var (mermer telefon kabı bende zaten var ama üstü çizildiği için yedeğini alsam güzel olabilir ve bir de Birkenstock’ların farklı rengi bende mevcut). Her neyse daha da uzatmayayım ama bir not: Bu yazılar biraz kişisel tabii ama eğer seçtiklerimden beğendikleriniz olursa diye ve size alışverişlerinizde rehber olabilir diye bu tip yazıları yazmaya devam etmek istiyorum ve bu listedekilerin çoğu da yeni zaten o yüzden umarım yardımım dokunur.

1.  küpeler / earrings, 2. LV çanta / LV bag 3. küpeler / earrings, 4. pantolon / jeans, 5. telefon kabı / phone case, 6. kolye seti / necklace set, 7. toka seti / hair band set, 8. botlar / booties, 9. çanta / bag, 10. anahtarlık / key ring, 11. küpe seti / earring set, 12. kitap / book, 13. saat / watch, 14. kolye / necklace, 15. terlikler / slides, 16. top / üst

I already wrote a wish list post lately but I only bought earrings and charger cable. Besides those there are the ones that I couldn’t found or gave up. There are the ones that are out of my limit (like LV bag and the jeans that I won’t fit in but liked so much). At the same time there are the ones that I don’t need or the ones that I already have (like marble phone case that I already own but it will be awesome if I buy a backup because it has scratchs on it and I have a pair of Birkenstocks in another color). Anyways, I don’t want to make this one too long but here is a note: Yes these posts are personal of course but I want to keep writing those kind of posts because you may have the ones you like from things I chose and they may be a guide for you when you go shopping and most of them are new in this list so I hope I can help you.

Copenhagen Fashion Week Street Style

Bu sokak stili yazısını da diğerlerinde olduğu gibi favorilerime yer vererek yazmak istedim. Fakat bir moda haftasında herkes mi güzel giyinir? Fotoğraflarını seçmekte baya zorlandığım bir moda haftası oldu bu hardal sarısı çantaların ve Céline gözlüklerin öne çıktığı hafta. Desenler, parlak deriler, minimalizm, şıklık, coolluk, sportiflik ve daha pek çok şeyi kullanıp temsil eden harika stil sahibi kadınlarla doluydu sokaklar.

I wanted to write this street style post with giving place to my favorites only  like the others. But did really all of them had to show their awesome outfits? This week turned out as the week that where mustard colored bags and Céline sunglasses stole the scene and left me with struggling about picking pictures from it. The streets were full of lots of stylish women who presented and used a lot of things like patterns, patent leathers, minimalism, chicness, coolness, sportive.

Continue reading “Copenhagen Fashion Week Street Style”

Shokugeki no Souma

This post is longer than my other posts so please don’t think that there isn’t English version it’s down below as always, just press the “read more” button-ish text.

Benden duyduğunuz klasik bi’ laf var “Blogumun sadece moda üzerine kurulmuş olmasını istemiyorum o yüzden bugün bla bla bla…” diye. Sürekli böyle deyip 40 yılın başı moda harici yazılar yazmam ironik ama ya fikir gelmiyor ya da üşeniyorum, eheh… Her neyse, PlayList yazılarımı okuduysanız az buçuk tahmin etmişsinizdir benim Asya kültürüne özellikle Kore’ye (daha çok k-pop’a) ilgim olduğunu. Ama insan bi’ kere Asya’ya bulaşınca gerisi geliyormuş yani onu anladım.

Birkaç ay önce “Tokyo’ya bi’ gün bi’ şekilde gidicez söz mü?” deyip sözünü aldığım en iyi arkadaşım Doğukan, benim gibi uzun zamandır Asya’ya ilgisi olan bi’ arkadaşım. Ama o ben onu bildim bileli sadece Japonya’ya ilgi duyuyor. Anime listesi çok geniş, animemsi karakterleri olan oyunları da sever mesela Dragon Nest ve Grand Chase gibi. Manga okumayı da seviyor, cosplayleri sever ve çok güzel bir de figür koleksiyonu var. Hatta hazır ondan bahsetmişken geçenlerde ona bir blog açtık, kısa zamanda yazı yazmaya başlamayı düşünüyor buraya tıklayın ve takipte kalın eğer oyunları seviyorsanız.

Continue reading “Shokugeki no Souma”

Happy 1st Anniversary FW!

FOR ENGLISH VERSION CLICK “CONTINUE READING” BUTTON WHICH IS DOWN BELOW

Şu an sanki blogumun değil de çocuğumun doğum günüymüş gibi aşırı bir sevinç var içimde. Zaman cidden uçup gidiyor, nasıl geçtiğini anlamadım ama Fashion Wonderer artık 1 yaşında! 21 Haziran 2015’te ilk olarak beni gerçekten iyi tanımlayan “The Fashion Wonderer” adıyla açtım. “Wonderer” hem meraklı/bir şeyi merak eden ve bir şeye hayran olan kişi anlamına geliyor, yani tam bana uyan bir kelime. “Fashion” da zaten moda, “wonderer” kelimesiyle birleşince benim moda hakkında araştırmalar yaparak, gündemi takip ederek kendi kendimi eğitmemi, bu süreçte de beğendiklerimi, öğrendiklerimi ve düşüncelerimi sizlerle paylaştığım serüveni tanımlayan bir şeye dönüyor. 

Continue reading “Happy 1st Anniversary FW!”