Two Years With Fashion Wonderer

English version is down below

Beş aydan da fazla sürmüş bir aradan sonra yeniden merhaba diyebilmek çok güzel. “Sınava şu kadar gün kaldı, çalışmam gerek” endişesi artık yok, hoş gerçi şimdi de sonuçları ve kazandığım üniversiteyi öğrenme en sonunda da kayıt olma endişeleri var tabii ama olsun onlar en azından güzel telaşlar ve güzel koşuşturmalar olacak.

Continue reading “Two Years With Fashion Wonderer”

Advertisements

A (Tv) Series of Unfortunate Events

#FEMINIST = #HUMANIST WE ALL ARE EQUAL!

Anne ve babalarını talihsiz ve gizemli bir yangında kaybeden üç kardeş Violet, Klaus ve Sunny (Baudelaireler), peşlerini bırakmayan ve ebeveynlerinden kalan servetlerinde gözü olan Kont Olaf yüzünden talihsiz olaylar yaşarken bir yandan da ebeveynleri hakkında sırları keşfedecekler. —Tam film sitesi tanımı yaptım be, yaşasın klişelik!

ENGLISH VERSION IS DOWN BELOW

Continue reading “A (Tv) Series of Unfortunate Events”

Almost Three Months Later

ENGLISH VERSION IS DOWN BELOW

Okul ve iki lanet olası sınavdan dolayı ara vermiştim. Aslında hala verdiğim ara devam ediyor ama hazır deneme sınavını atlattığım bir gün iken yazı yazıp tekrar gideyim dedim. Bu sürede fark ettim ki yazı yazmayı düşündüğümden çok seviyormuşum ve cidden özlemişim blogger olmayı. Bu yazıyı da üç ayda neler oldu ve neler giydiğimi anlattığım bir life update ve outfit/benim stilim yazısı yapacağım.

Şöyle ki dediğim gibi sınavlara çalışıyorum hala, inişler çıkışlar olsa da çalışıyorum işte. Çok daha iyi olmam ve daha fazla çalışmam lazım tabii ki. Zaten YGS’ye de tam 3 ay kaldı… Ayrıca hedefim bir ara başka şeylere kaysa da hala Yazılım Mühendisliği ama tabii aklımda az da olsa Bilgisayar Mühendisliği de var.

Continue reading “Almost Three Months Later”

Bye Bye For A While

Eğer bu yazıya anasayfadan bakıyorsanız Türkçe versiyonu da var, okumak için aşağıdaki “Continue Reading” tuşuna basın lütfen.

Hi guys this one is the post that I really don’t want to write and the on that I’ll be sad about writing it but here it is: I’m going for an hiatus for like almost one year. It is because of our education system’s gems *sarcasm 100% intended* called YGS and LYS. Uhm, what are those gems *sarcasm again*? Lemme explain you a little bit: Those are the exams that provide us the schools we will about to go. Of course you can pay for it too (after passing a limit mark) or you can achieve scholarships according to your success because of the mark you achieved after you solved the tests, exams. Anyway I really hate that system and I really don’t wanna talk about it more too much please don’t get me wrong it’s not about you. That system is annoying and gives you a stressful year and I’m lazy to explain it with full details.

Continue reading “Bye Bye For A While”

Wishful Thinking

Son zamanlarda zaten bir dilek listesi yazısı yazmıştım ama o yazımda bulunan ürünlerden sadece küpeleri ve şarj kablosunu aldım. Onlar hariç ya bulamadıklarım ya da vazgeçtiklerim oldu. Bu seferki listemde ise kendi sınırımı aştığım şeyler var (LV çanta ve içine sığamayacağım ama çok beğendiğim pantolon gibi). Aynı zamanda ihtiyacım olmayan veya bende de olanlar var (mermer telefon kabı bende zaten var ama üstü çizildiği için yedeğini alsam güzel olabilir ve bir de Birkenstock’ların farklı rengi bende mevcut). Her neyse daha da uzatmayayım ama bir not: Bu yazılar biraz kişisel tabii ama eğer seçtiklerimden beğendikleriniz olursa diye ve size alışverişlerinizde rehber olabilir diye bu tip yazıları yazmaya devam etmek istiyorum ve bu listedekilerin çoğu da yeni zaten o yüzden umarım yardımım dokunur.

1.  küpeler / earrings, 2. LV çanta / LV bag 3. küpeler / earrings, 4. pantolon / jeans, 5. telefon kabı / phone case, 6. kolye seti / necklace set, 7. toka seti / hair band set, 8. botlar / booties, 9. çanta / bag, 10. anahtarlık / key ring, 11. küpe seti / earring set, 12. kitap / book, 13. saat / watch, 14. kolye / necklace, 15. terlikler / slides, 16. top / üst

I already wrote a wish list post lately but I only bought earrings and charger cable. Besides those there are the ones that I couldn’t found or gave up. There are the ones that are out of my limit (like LV bag and the jeans that I won’t fit in but liked so much). At the same time there are the ones that I don’t need or the ones that I already have (like marble phone case that I already own but it will be awesome if I buy a backup because it has scratchs on it and I have a pair of Birkenstocks in another color). Anyways, I don’t want to make this one too long but here is a note: Yes these posts are personal of course but I want to keep writing those kind of posts because you may have the ones you like from things I chose and they may be a guide for you when you go shopping and most of them are new in this list so I hope I can help you.

Shokugeki no Souma

This post is longer than my other posts so please don’t think that there isn’t English version it’s down below as always, just press the “read more” button-ish text.

Benden duyduğunuz klasik bi’ laf var “Blogumun sadece moda üzerine kurulmuş olmasını istemiyorum o yüzden bugün bla bla bla…” diye. Sürekli böyle deyip 40 yılın başı moda harici yazılar yazmam ironik ama ya fikir gelmiyor ya da üşeniyorum, eheh… Her neyse, PlayList yazılarımı okuduysanız az buçuk tahmin etmişsinizdir benim Asya kültürüne özellikle Kore’ye (daha çok k-pop’a) ilgim olduğunu. Ama insan bi’ kere Asya’ya bulaşınca gerisi geliyormuş yani onu anladım.

Birkaç ay önce “Tokyo’ya bi’ gün bi’ şekilde gidicez söz mü?” deyip sözünü aldığım en iyi arkadaşım Doğukan, benim gibi uzun zamandır Asya’ya ilgisi olan bi’ arkadaşım. Ama o ben onu bildim bileli sadece Japonya’ya ilgi duyuyor. Anime listesi çok geniş, animemsi karakterleri olan oyunları da sever mesela Dragon Nest ve Grand Chase gibi. Manga okumayı da seviyor, cosplayleri sever ve çok güzel bir de figür koleksiyonu var. Hatta hazır ondan bahsetmişken geçenlerde ona bir blog açtık, kısa zamanda yazı yazmaya başlamayı düşünüyor buraya tıklayın ve takipte kalın eğer oyunları seviyorsanız.

Continue reading “Shokugeki no Souma”